Hepimizin aklının bir köşesinde o hayal vardır: Finansal özgürlüğe ulaşmış, banka hesabında bol sıfırlı bir bakiye ile huzurlu bir emeklilik geçirmek. Peki, bu hayali bir temenni olmaktan çıkarıp, matematiksel bir plana dökersek karşımıza nasıl bir tablo çıkar?
Düşün ki bugün doğum günün, 20 yaşına girdin ve daha pastayı üflerken kendine iddialı bir hedef koydun: “65 yaşıma bastığım sabah, dolar milyoneri olarak uyanacağım.”
Kulağa çok uzak veya imkansız gelebilir. Ancak finans dünyasında zaman, paradan daha değerlidir. Elbette kripto paralarla veya çok riskli hisselerle şanslı bir işlem yapıp birkaç ayda zengin olma ihtimaliniz (düşük de olsa) var. Ancak biz bu senaryoda, şansa değil, matematiğe ve disipline güveniyoruz. Nispeten daha düşük riskli ve piyasanın ana omurgasını oluşturan bir ETF (Borsa Yatırım Fonu) stratejisiyle bu hedefe nasıl ulaşabileceğimize bakalım.
Tarihsel Verilerin Gücü: S&P 500 Etkisi
Hesabımızı yaparken Amerika’nın en büyük 500 şirketini kapsayan S&P 500 Endeksi‘ni baz alıyoruz. Neden mi? Çünkü 1957’den bu yana bu endeksin yıllık ortalama getirisi yaklaşık %10,6 seviyesinde.
Elbette piyasalar her yıl dümdüz yükselmez; bazı yıllar düşer, bazı yıllar fırlar. Ancak uzun vadede tarihsel ortalamanın bu seviyelerde seyrettiği varsayımıyla hareket edersek, “Milyonerlik Formülü” yaşlara göre şu şekilde işliyor:
Erken Başlamanın İnanılmaz Avantajı
Eğer 20 yaşındaysanız, zaman sizin en büyük süper gücünüzdür. Her ay düzenli olarak S&P 500 endeksine dayalı bir ETF alarak yatırım yaptığınızı varsayalım. 65 yaşında 1 milyon dolara ulaşmak için bugün ayırmanız gereken tutar sadece: 92 Dolar.
Evet, yanlış duymadınız. Genç yaşta kenara atılan 100 doların altındaki bir tutar, bileşik getirinin (kârın da kâr getirmesi) gücüyle 45 yılın sonunda devasa bir servete dönüşebiliyor.
Geç Kalmanın Maliyeti Nedir?
Peki ya 20 yaşında başlamadıysanız? Endişelenmeyin, tren kaçmış değil ama bilet fiyatı biraz artmış durumda. Yatırıma başladığınız yaş ilerledikçe, hedefi tutturmak için ayırmanız gereken aylık tutar da katlanarak artıyor. İşte tablonun geri kalanı:
-
25 Yaşında Başlarsan: Aylık 153 Dolar
-
30 Yaşında Başlarsan: Aylık 256 Dolar
-
40 Yaşında Başlarsan: Aylık 739 Dolar
-
50 Yaşında Başlarsan: Aylık 2.387 Dolar
Bu tablo bize çok net bir mesaj veriyor: 20 yaşındaki bir gencin 92 dolarla yapabildiğini, 50 yaşındaki biri ancak 2.387 dolarla yapabiliyor. Aradaki fark, “beklemenin maliyeti”dir.
Sonuç: Sihir Değil, Disiplin
Bu hesaplamadaki ana mesaj şudur: Zenginleşmek için illa dahi bir borsa spekülatörü olmanıza veya piyango tutturmanıza gerek yok. İhtiyacınız olan iki temel şey var: Erken başlamak ve istikrarlı olmak.
Genç yaşta “Bu küçük parayla ne olur ki?” diyerek harcadığınız tutarlar, aslında gelecekteki milyonlarınızın tohumlarıdır. Bugün bir kahve veya yemek parasını yatırıma dönüştürmek, 65 yaşındaki “siz” için yapabileceğiniz en büyük iyilik olabilir.
Burada yer alan bilgi, yorum ve tavsiyeler yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Hesaplamalar tarihsel ortalamalara dayanmaktadır ve gelecek getirileri garanti etmez. Yatırım kararlarınızı kendi araştırmanıza dayanarak vermelisiniz.





















